one love festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
one love festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.6.15

distopyalar da güzeldir: everything everything.*


bu sene 13-14 haziran’da life park’ta gerçekleştirilecek one love festival’in ilk gününde, 21:00’dan öncestage’de boy gösterecek olan everything everything adına gitarda-klavyede-geri vokalde alex robertshaw konuştu.

*

everything everything nasıl doğdu? manchester’in bu doğuştaki etkisi/yansıması ne oldu?

grup 2007`de manchaster`da kuruldu ve hala da buradayız. buradaki müzik ortamı her zaman güçlü olmuştur ve içinden cesur gruplar çıkarmıştır. bizim için de, yaşamak ve çalışmak için mükemmel bir yer.

insanların dijital anlamdaki aşırı yüklemelerinin dünyayı yok saymalarının ne gibi sonuçları olacağını düşünüyorsunuz? manchester’da bu anlamda işler nasıl gidiyor?

neredeyse bütün grupların internetten dinlendiği bir zamanda yaşıyoruz, bu aşırı gürültülü ve inanılmaz kafa karıştırıcı bir hal alabiliyor. demek istediğim, manchaster her zaman kuvvetli bir `kulaktan kulağa yayılan` bir müzik kitlesine sahip oldu ve biz bunun bir parçası olduğumuz için kendimizi şanslı hissediyoruz. bu yüzden, müzik yapmaya başladığımız ilk günden beri bu kargaşanın dışında kalmaya çalıştık.

çizdiğiniz karanlık geleceğe istanbul da dahil mi? 

distopik bir gelecek öngörmüyoruz, sadece etrafımızdaki dünya hakında endişeliyiz. gelecek, muhtemelen, şimdikinden çok da farklı olmayacak.

şarkı sözlerinizi anlamlandırırken bazı katmanları aşmak gerekiyor -ki bu iyi bir şey. doğrudan anlatımdan kaçınmanızın sebebi ne?

bu, jonathan yazarken kendiliğinden olan bir şey. hiçbir zaman çok bariz konular hakkında çalıp söylemek bizim için de çok etkileyici olmadı.

daha önce istanbul’da bulunmuştunuz. şimdi sizi tekrar izleme şansı bulacağız. yolculuklarınızda yanınızdan ayırmadıklarınız neler?

güneş kremi, kulak tıkacı ve iyi bir kitap.

sahnedeyken ne giymekten hoşlanıyorsunuz?

sahne kıyafetlerimiz, çok da iyi bir arkadaşımız olan tasarımcı william green tarafından hazırlanıyor. bu performansımızda da aklınızı başınızdan almak için sabırsızlanıyoruz.

günlük hayatınızda ‘asla giymem’ dediğiniz şey nedir?

sahnede giydiklerimizi normal hayatta giymeyiz. eğer sokaktan o şekilde geçersek `perfume` filminin kapanış sahnesine benzer bir an yaşanabilir.



*bu yazı 10.06.2015 tarihinde trendus.com'da yayınlanmıştır.

13.6.14

one love, we all love.*


Kalp atışlarının hızı, güneş ışınlarının gelme açısıyla doğru orantılıdır. Havalar ısındıkça günler uzar, kıyafetler kısalır/incelir; karamsarlık yüzeyden çekilir, gülümseyiş yükselir. Doğanın uyanışıyla eş zamanlı olarak duygular çiçeklenir; aşk galip gelir. Dört duvar arasının dar gelmeye başladığı zamanlarda doğanın renkleri takip edilir. Adımlar müziğe uydurulur; hareketler melodikleşir. Sözleri bilinen şarkıya ıslıkla eşlik edilir. Hayat, birlikte eşlik ettikçe hayattır.

Ve yazın habercisi, 12 senedir olduğu gibi bu sene de One Love Festival'dir!

Bu sene 14 ve 15 Haziran tarihlerinde Parkorman'da İstanbul, Berlin ve Austin olmak üzere 3 sahne ile gerçekleştirilecek olan 13. One Love Festival, kalp atışlarını hızlandıracak isimlere yer veriyor.


Festivalin ilk gününde; İstanbul Sahnesi'nde dans pistlerinin vazgeçilmez ikilisi Basemant Jaxx, karanlığın müzisyenleri Mogwai, zarif sesli Oh Land, her şarkısı bir hikaye saklayan Redd, olmazsa kaçmayı salık veren Büyük Ev Ablukada, akla girdiğinde uyutmayan Gece; Berlin Sahnesi'nde Alman elektronik müziğin Quentin Tarantino'su Modeselektor, maskelerin arkasındaki dj Jaguar Skills, müzikte tek türle yetinmeyen Mabbas, Villette, Berke Yavuz, Vildan Gündüz; Austin Sahnesi'nde Radyo Eksen Party, Da Poet ve Sami Baha.


Müziğin anlatacağı hikayelere eşlik etmek içinse üzerine rahat bir şeyler giymen gerekiyor. H&M'in sonsuz özgürlük sağlayan siyah askılı elbisesini, akşam havanın soğuk olacağını düşünerek jean ceketle kombinlemek; ayağına da rahat bir spor ayakkabı geçirmek gibi. Ne kadar özgür, o kadar hayattan.

İkinci günde ise; İstanbul Sahnesi'nde Moderat, downtempo'nun öncülerinden Bonobo, Suriye halk müziğini elektronik seslerle buluşturan Omar Souleyman, asi tavrından ödün vermeyen Mo, Bubituzak, Yüzyüzeyken Konuşuruz; Berlin Sahnesi'nde Style-Ist, Just D, The Red Hood, Maxi Storrs, Coşkun Akmeriç, Azun; Austin Sahnesi'nde Oldies But Goldies, Club Bangkok, Radyo Eksen Party, Ras Memo, Cowboys & Aliens, Mert Topuz, Gunesta.


Dinlerken yerinde durmak bile istemeyeceğin bu isimler, sezon trendlerinin üzerinde ne kadar güzel duracağının da haberini veriyor. Kısaldıkça kısalan üstlerin en çizgilisi, çocukluğumuzun unutulmaz parçası salopet ve serinliğe karşı bir sweatshirt. Tabii ki H&M.
Hal böyle olunca müziğe, doğaya, modaya ve aşka; kısacası hayata karşı koyamazsın. Yapacağın tek ve en iyi şey festival giysilerini kuşanıp alanın yolunu tutmaktır. O yüzden nereden gelirsen gel, Darüşşafaka metro durağında in. Şehrin kalabalığını arkanda bırakıp Osmanlı Bahçesi'nin yeşilliklerinde yoga yap. 'Aklım orda kalır,' dersen Dünya Kupası maçlarını çimlere uzanıp izle. Geçmişe olan özlemini Bomonti Bit Pazarı standında gider. Stilini H&M'e emanet et.

Birlikte hayata selam dur.

*

Bak, hafif bir rüzgar çıktı bile.


*bu yazı 06.06.2014 tarihinde trendus.com'da yayınlanmıştır.